New Page 1

 
Haber Ekle

Yönetici :..
Seçenekler
Evet
Hayır

Sonuçları Göster

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

New Page 1
 
ÜRETİMSİZLİK ESARETE GİDEN YOLDUR
ÜRETİMSİZLİK ESARETE GİDEN YOLDUR

Şadi Kaşo, “Ortalama İş Gücünün 50 USD Olduğu Çin İle Asgari Ücretin Maliyetinin 700 USD Olduğu Türkiye’nin Rekabeti İmkansız Hale Getirilmiştir.”


Sektöründe Türkiye’de ilk ithalatı yapan köklü firma Mimaks, adını tüm dünyaya duyurduğu markasını, Çin ve artan maliyetlere karşı korumaya çalışıyor. Mimaks Genel Müdürü Şadi Kaşo, haksız rekabetle üreticilere verilen zararın, kalkınmayı değil, esarete giden yolu açtığını söylüyor:
“Firmamız makine kalıp ve benzeri metal ürünleri üretmek amacı ile kurulmuştur. Yıllar içinde ofis ürünleri üretimini hedef olarak almış ve bu üretimin yurtiçi ve yurtdışı satışını hedeflemiştir. Bugün Mimaks; marka olmuş, ürün kalitesi ve geniş ürün yelpazesiyle Avrupa’da, Latin Amerika’da ve Orta Doğu ülkelerinde aranan bir marka olmuştur. Ancak ve malesef son yıllarda ihracat yaptıkça zarar etmeye ve kaybetmeye başlamıştır. Dolayısı ile bugünlerde üretici ve ihracatçı olmanın sıkıntısını yaşamaktayız. Çünkü döviz kuru ve maliyetler ihracatta kaybetmeye neden olurken, Çin’in haksız rekabeti ve yine döviz kurlarındaki oynama ile iç pazarda da aynı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren Çin ve Uzak Doğu’nun ucuz ve haksız rekabetiyle mevcut üretim, darbe yemiş ve yeni üretici de oluşamamıştır. Dolayısı ile en büyük üretim zorlugu ve engeli; Çin’in haksız rekabetidir. Ortalama iş gücünün 50 USD olduğu Çin ile asgari ücretin maliyetinin 700 USD olduğu Türkiye’nin rekabeti imkansız hale getirilmiştir. Ayrıca Çin hammadde teminini üreticiye kolaylaştırmakta, ihracatçısına vergi iadesi ve teşvikler vermektedir. Yatırım yapan firmalar 8-10 yıllık fonlarla desteklenmekte olup,Türkiye şartlarında bu durum engellenmiş hatta imkansız hale getirilmiştir.”

ÜRETİM YOKSA İSTİHDAM DA YOK

“Üretim her şeyin esası ve kaynağıdır” diyen Kaşo, şöyle devam ediyor:
“Tarımdan başlayalım, üretmeye alışmayan toplumlar kritik zamanlarda sıkıntı ve açlıkla karşı karşıyadır. Milletler stratejik durumlar ve savaş gibi haller için ordular kurar ve barış süresince onu güçlü tutarak istiklalini ve yaşamlarını garanti ederler. İşte üretmekte böyle bir şeydir. Siz toplum olarak üretmeyi öğrenemezseniz, böyle kritik zamanlarda sıkıntıya düşer, başka ülkelere muhtaç hale gelirsiniz. İşte bu da esarete giden yoldur. Yani üreten bir toplum sivil bir ordu gibi top yekün ülkesini müdafaa eden bir toplumdur. Özelikle ülkemiz çok stratejik bir bölgede olması nedeni ile her halukârda bagımsızlığının birinci şartı olan üretim toplumu olma yolundan ayrılmamalıdır.

İSTİHDAM ÜRETİMLE GERÇEKLEŞİR

Türkiye’de sektörlerin önem sıralamasına göre gruplandırıldığında üretim sektörü, hizmet ve araştırma sektörü ve turizm sektörü şeklinde olması gerektiğini dile getiren Kaşo, şunları anlatıyor:
“Maalesef Türkiye’de üretim bitiriliyor, kobiler tükeniyor. Türkiye’de kobiler halen istihdamın % 99 unu karşılamaktadır. Almanya ve İngiltere’de istihdam oranı aynıdır. Ancak Türkiye’de kobiler, piyasadaki paradan veya krediden % 10 oranında yararlanırken, Almanya ve İngiltere’de bu oran % 50’dir. İşte neden Almanya ve İngiltere’de demokrasi güçlü; bu oranlar açıkça göstermektedir. Çünkü çalışan, üreten ve istihdam sağlayan bir grup olan kobiler, milli gelirden adilane istifade etmektedirler. Yalnız yukarıdaki oranlara bağlı olarak nakit sıkıntısı, üretimi ve istihdamı engellemektedir. Globalleşme kandırmacası ile ülkeyi sömürge haline getirmek gelişmiş ülkelerin hedefi haline gelmiştir.”

TASARIMA SAYGI ARTMALI

‘Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ sloganının çok gerilerde kaldığını hatırlatan Kaşo, Mimaks olarak bu tür kampanyalara açık olduklarını belirterek, yerli malı tüketim ve üretiminin, hükümetlerin yapacağı ithalat ve ihracat rejimlerinin düzenlenmesiyle alakalı olduğunu kaydediyor.
Üretimde önemli bir aşama olan tasarım sürecinin çok geliştiğine de değinen Şadi Kaşo, tasarıma duyulan saygının artması gerektiğini ifade ederek, “Tasarım bir firmanın veya kişinin yıllarını alabilmektedir. Dolayısıyla ciddiyetle korunması gereken bir haktır. Ancak firmalar kolaylıkla bu tasarımları kopya edebilmektedir. Bu ciddi bir hırsızlıktır. Başkalarının hak ve hukukuna kendi hakkımıza sahip çıktığımız kadar sahip çıkmalıyız. Zaten ülkemiz bir kavga kültürü içine sokulmuştur. Her koşulda kavgaya hazır; trafikte, apartmanda, işveren işçi ilişkilerinde, tüm ilişkilerde kavgaya hazırlıklı, çözümü bunda arayan, enerjisini yanlış yönlendiren ve uzlaşamayan bir toplum haline gelmiştir. Türk milletinin yüksek enerjisi ve fedakarlığı iyi kullanılırsa, tekrar büyük devlet olmaya hazırdır. Kendi kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkarak yükselmeye hazırız” diyor.



 

Bu Yazı 743 defa okunmuştur  

Yorum Ekle

Yazdır
 

YORUMLAR

TARİH :--




Tüm Duyurular
.....................................................

 

.: HABER51 :.

 
 
New Page 1

Tasarım : Network Yazılım

ANA SAYFA   |   HAKKIMIZDA   |   İSTOÇ REHBER   |   İLETİŞİM 2006 © İSTOÇ SEKTÖREL REHBER